15 Ekim 2010 Cuma

ara

ara. araf belki de. sonunda neyi umduğunu bile bilmeksizin yaşamaya mahkum hissedilen uzun bir bekleyiş. günlerin ve ayların ağır çekim ayaklarının altından kaydığı bir bekleyiş. hayatından, aptal gibi olanları izlediğin -hatta izleyemediğin- bir kesit. kestirilemeyen bir doğa olayı gibi.

"özlüyorum. aslında seninle geçirdiğim günleri değil, geçirmeyi düşündüğüm günleri özlüyorum. çünkü ben iflah olmaz bir hayalperestim. belki de ilk defa ayaklarım seninle yere basacaktı. böyle olması gerekiyormuş."

her şeyin kendi kontrolümüzde olmasında ne kadar alışmışız. tercihlerimiz ile şekillendirdiğimizi düşündüğümüz edilgen dış dünya hayaline kapılıp gitmişiz. fazla mı önemsiyoruz kendimizi? bunun için mi çok büyük bir yıkım gerçekleşiyor elimizin kolumuzun bağlı kaldığı durumlarda? çabanın, samimiyetin, isteğin yetmediği o durumlarda... belki bunun için o kadar olgunlaştırıcı olduğu düşünülüyor bu meşhur duygunun ve yaşattıklarının. darbe aldıkça nasır tutup sertleşen, yaşayacağı daha sonraki darbeler için dayanıklılık kazanan ve belki de hissizleşen tek parçamız ellerimiz değil. sahiden daha da hissizleşiyoruz galiba yaşadığımız bu duvara çarpmaların ardından.

söylediklerimiz eğer kalıcı bir iz bırakmıyor olsaydı karşımızdakinde, ve bazı yolları yıkıp bazı yol ayrımları yaratmıyor olsaydı çok daha mutlu ve gerçek bir hayat sürüyor olurduk, inanın. soramadıklarımız, söyleyemediklerimiz o kadar çok ki. belki de bazı şeyleri bilmemek çok daha iyi. belki de bu işleyiş canımızın daha az yanması içindir, kim bilir.

hayalcinin yere çakılması
çok sert oluyor, inanın. bulutların üzerinden, tüllerle ve buharlarla şekillenmiş dünyandan realist ve acımasız beton zemine çok sert çakılıyorsun. son derece rahat hareket ettiğin o rüya ülkenden düştükten sonra zavallı bir yaratık gibi karnının üzerinde sürünmeye alışıyorsun. seçeneğin yok, bu gerçekçi diyarın kuralları böyle. ve gidecek başka bir diyar yok. bu, ebedi sürgün.

2 yorum:

  1. acaba dayanıklılaşıyor muyuz gerçekten?.. kırığı onarsak da çatlak sızdırıyor bir yerlerden..

    YanıtlaSil
  2. dayanıklılışmak şu şekilde; yola devam edebilmek için bir parçamızı eziyor, sertleştiriyor, feda ediyoruz. bir seçim aslında.

    YanıtlaSil