16 Temmuz 2010 Cuma

bir takım gerginler


insanlara hükmetmeye, kendi sözde gücünü kabul ettirmeye, problem çıkarıp can sıkmaya çalışan insanlardan hayatta çok az şeyden iğrendiğim kadar iğrenirim. bu iğrenmenin altında onlara mide bulantısıyla karışık acıdığım da olur.

küçüklüklerini düşünürüm, ailelerini, babalarını, öğretmenlerini, komutanlarını, eşlerini. eşleri onları küçümsemiş olabilir, komutanları aşağılamış, babaları kemerle dövmüş, okulda arkadaşları küçük düşürerek bir maskota dönüştürmüş olabilir. dışarıdan bakanların gözünde yaratmak istedikleri o müthiş imaj yoktur artık benim için. kuduz ama yağmur altında sırılsıklam olmuş bir sokak köpeği görürüm sadece.

insanlara kendini zorla kabul ettirme çabasıdır bu özetle. kabul edilmediği oyunu sabote eden çocuk çabasıdır. çevresi ve toplum tarafından dışlanan veya dışlandığını düşünen insanların intikam çabasıdır. sırf kendisini insanlara kabul ettirebilme, onlara problem çıkarabilme arzusunu tatmin etmek için çabalamıştır karşımızdaki. muhtemelen bu çaba sırasında da sık sık kendisini motive ediyordur, bu günlerin, sana çıkartacağı sorunların veya kuracağı ters cümlelerin hayallerini kurarak.

hak vermeye çalış demiyorum. onu anlamaya çalış. bir doğa olayı gibi, bir metabolik işlem gibi görmeye çalış. onun davranışının altında yatan şeyleri düşün. ona karşı duyduğun öfke artık bir acımaya ve dalga geçmeye dönüşecektir. o sana hükmettiğini zannederken, sen onun ilkokulda arkadaşları tarafından dalga geçilirkenki halini düşün ve şimdiki haliyle üst üste bindir. tavsiye ederim, eğlenceli bir oyun.

aslında bir parça acıma da duyabilirsin. bilmelisin ki mutlu insanlar, başarılı insanlar, huzurlu insanlar kimse ile uğraşmazlar. evet mutsuzdur bu insanlar. seninle ve senin gibilerle uğraşıp azap çektirdikleri günlerin sonunda kafalarını yastığa koyduklarında mutsuzluklarının farkına varırlar. eğer varmıyorlarsa da mutlaka bilinç altında etkisini gösteriyordur bu kendinden memnun olmama hali.

bu satırları böyle bir insanla karşılaştığım bir günde yazıyorum. ben dizüstümün klavyesinde parmaklarımı gezdirirken, paralel evrenlerde bizimki sınıfta öğretmenince aşağılanıyor. bir diğer olasılık uzayında da karısı hakaret ediyor. bir diğerinde de mahallenin belalı çocuğundan sağlam bir sopa yiyor.

anafikir şu, insanlar rahat olmalı.

2 yorum:

  1. "onu anlamaya çalış. bir doğa olayı gibi, bir metabolik işlem gibi görmeye çalış. onun davranışının altında yatan şeyleri düşün."
    güzel bir yöntem. bunun gibi, derin gözlem yoluyla bağımlılıklardan kurtulabileceğimize inanırım; hatta böyle teknikler var. olaylara ya da kişilere uyguladığımızda da, bağımlılıklarımızdan kurtardığı gibi, bazı insanların hayatımızdaki olumsuz etkilerini de bertaraf edebilir elbette. biraz vakit, sabır ve konsantrasyon sadece. çok güzel anlatmışsın.

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim. çoğu zaman bir adım geriden (belki bir adım yukarıdan da denilebilir) olaylara bakmak ve ardında yatanları görmeye çalışmak, göremesek de senaryolar üretmek gerçekten rahatlatıcı.

    YanıtlaSil