15 Kasım 2009 Pazar

poetika


"şiir nedir" sorusunu sormak gibi bir saçmalık yapmayacağım. bu soru en az "sen nesin" veya "hayatın anlamı nedir" kadar çetrefilli bana göre. bu arada, bu sorular şiirle direkt bağlantılı. şiiri çözersen bunları da çözersin. bir de "ben şair değilim, ne haddime" gibi konuşma kalıpları var. eğer şiir yazıyorsan şairsin arkadaş. yok eğer yazdıklarını, şiirlerini, evlatlarını küçümsüyorsan diyecek bir şey yok. o zaman uğruna aşk şiirleri yazdığını da küçümsüyorsun. acılarını, mutluluklarını, içindeki o tarif edemediğin rahatsız kıpırtıyı da küçümsüyorsun. daha da fenası belki tevazu kılıfı altında kendini yüceltmeye çalışıyorsun.

ilham perisi denen şeye pek inanmazdım küçükken. tam bir mekanik model içerisinde düşünürdüm şiiri, adeta bir düz yazı kompozisyonu gibi.karar verirsin masaya oturursun arkadaş, yazarsın birbiriyle uyumlu kelimeler kullanırsın, "beğenmediğin yerin üstünü çizersin, düzeltirsin, böyle bir kaç saat uğraşıp ortaya güzel bir şey çıkarırsın" derdim. iş öyle değilmiş ve iş öyle değil.

kişisel sürecimi
anlatmak istiyorum müsaadenizle. herhangi bir yerde, bir anda aklımdan bir cümle, bir kaç kelime, bir tamlama gibi bir şey çıkıyor istemsizce. belki de bilinç altım bana sunuyor demeliyim. ardından bu "kendim tarafından bana hediye edilen ifadenin" etrafını dolduruyorum. tüm bu anlattıklarım bir iki dakika sürüyor. ve genellikle yanımda kalem kağıt olmuyor, süreç kafada cereyan ediyor. daha sonra kağıda döküyorum. eğer kağıda dökme kısmında çok fazla "şurası pek olmamış" dersem, kırpa kırpa şiirciğimi mahvediyorum. bu nedenle pek düzeltme yapmam. bir de işin şu boyutu var. şiir, o anki ruh halin içerisinde, kendi içerisinde anlamlı bir bütün. o halden, o moddan, o düşten çıkınıca anlamsızlaşabiliyor.

şiir yazmak istiyenlere tavsiyem, "şiir okuyun, çok şiir okuyun" falan değil. o zaten bana göre insan olmanın gerek şartı. şiir yazmak istiyorsan başına bir "iş" gelmesi lazım. dua etmeli başıma bir "iş" gelsin diye. aşık olmadan yazılmıyor. şu dünyada bana verildiği için en sevindiğim hediye şiir. hayata şiir nazarıyla bakmak tarifsiz. şiir ruhu hem bir lanet hem bir mükafat. onu o haliyle sevmek, lütfuyla, kahrıyla sevmek en güzeli. hem, "aşk" mazoşist değil midir zaten?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder